Trabzon iş dünyası 10 Ekim’e kilitlendi.
Sandık kurulacak, listeler yarışacak, başkan belirlenecek.
★
Gerçi ben bu yazıyı kaleme alırken, kulislerde bazı listelerin birleşeceğine yönelik hareketlilikler yaşanıyor olsa da mevcut tabloya baktığımızda TTSO Başkanlığı için dört adayın yarıştığı aşikâr.
Erkut Çelebi, Ahmet Kazaz, Ayhan Sürmen ve Samet Canbakkal…
★
Adayların her biri, özetle Trabzon ekonomisini büyütmeyi, iş dünyasının önünü açmayı ve şehre yeni kazanımlar sağlamayı vaat ediyor.
Şimdi…
Asıl meramımıza gelelim.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ne iş yapar?
Esasında bilinenin aksine, oda başkanının görevi yalnızca toplantılara katılmak, protokolde yer almak, kurdele kesmek ya da üyelerle fotoğraf vermekten ibaret değildir.
Bir oda başkanından beklenen;
Ticaret ve sanayinin önünü açacak fikirler üretmesi, üyelerin sorunlarını ilgili mercilere taşıması, yatırım ve istihdamın önündeki engellerin kaldırılması için mücadele etmesi ve Trabzon’un ekonomik meselelerinde güçlü bir takipçi olmasıdır.
★
Trabzon’un sahadaki gerçekleri zaten belli;
Turizmde sorunlar…
Lojistikte beklentiler…
Sanayicinin maliyet sıkıntıları…
Arsin OSB’de eleman meselesi…
İhracatçının finansman derdi…
Ulaşım ve altyapı sorunları…
Liste uzayıp gidiyor.
★
Dolayısıyla bütün bu problemlerin ortasında TTSO Başkanlığı, yalnızca bir makam değil, ciddi bir sorumluluk alanıdır.
Bahsini ettiğimiz tüm bu sorunların çözümü için ilgili kurumların kapısını aşındırmak, gerektiğinde Ankara’nın yolunu tutmak, bürokrasiyle ve siyasetle şehrin ortak menfaatleri doğrultusunda temas kurmak ve sonuç alıncaya kadar işin peşini bırakmamak gerekir.
“Takip ediyoruz” demek kolay…
Mesele, gerçekten takip etmek ve sonuç almaktır.
★
Bir başka ifadeyle;
TTSO Başkanı, Trabzon’un ekonomik meselelerinde sadece konuşan değil, konuştuğunun gereğini takip eden bir makamı temsil etmelidir.
Üyenin derdini dinlemeli…
Sanayicinin önündeki engeli görmeli…
İhracatçının sıkıntısını bilmeli…
Yatırımcının neden Trabzon’da yatırım yapmakta zorlandığını sorgulamalı…
Ve bütün bunları yalnızca raporlara değil, çözüm masasına taşımalıdır.
★
Ezcümle…
10 Ekim’de sandıktan kim çıkarsa çıksın, ertesi gün karşısında yine aynı Trabzon olacak.
Aynı sorunlar…
Aynı beklentiler…
Ve çözüm bekleyen aynı iş dünyası.
Dolayısıyla şehrin merakı yalnızca “Kim başkan olacak?” Sorusunun cevabı değildir.
Asıl dert, ortaya koyulacak performans ve faydanın ne olacağıdır.
★
Hasılı efendiler.
Temennimiz odur ki;
Seçilecek başkan, oturacağı koltuğu sadece bir makam olarak değil, Trabzon adına güzel işlerin üretildiği bir sorumluluk makamı olarak görür.
Neticede koltuklar tekerlekli.
Gün gelir altınızdan geçer gider de, güzel işlere imza atabilmişseniz ne âlâ…
SİZE DE HAYIRLI CUMALAR!
Devlet makamını emanetten çok şahsi menfaat kapısı görenler; Size de hayırlı cumalar…
Liyakati değil, tanıdığı; ehliyeti değil, yakını; hakkı değil, çıkarı gözetenler; Size de hayırlı cumalar…
İşi ehline vermeyip, emaneti taşıyamayacakları makamlara getirenler; Size de hayırlı cumalar…
Kul hakkından söz edip, başkasının hakkını kendi menfaatine harcayanlar; Size de hayırlı cumalar…
Diliyle adaleti savunup, işine gelince adaleti rafa kaldıranlar; Size de hayırlı cumalar…
Dindarlığı dilinde taşıyıp, ahlakı makamında unutanlar; Size de hayırlı cumalar…
Secdede Allah’ı, makamda menfaati hatırlayanlar; Size de hayırlı cumalar…
Harama karşı konuşup, kendi çıkarına dokununca susan sahte samimiyet sahipleri; Size de hayırlı cumalar…
Devleti millete hizmet yeri değil, kendisine ve çevresine imkân sağlama yeri görenler; Size de hayırlı cumalar…
Hak edeni bekletip, torpil sahibine kapıları sonuna kadar açanlar; Size de hayırlı cumalar…
★
Unutmayın…
Makamlar geçici, koltuklar emanet, yetkiler iki cihan için sorumluluktur.
Rabbim bizleri makamıyla büyüyenlerden değil, makamını hakkıyla taşıyanlardan; Dini dilinde değil, ahlakında yaşayanlardan eylesin.
Cumamız mübarek olsun.
★ ★ ★
Yazmak iyi gelir.
Bana;
“[email protected]” adresinden ulaşabilirsiniz.