Bir arkadaşımın, işe gitmeden maaş alan kamu çalışanlarıyla ilgili dost meclisinde ettiği sözler hayli dikkatimi çekti.
İddiasına göre bir ilçe belediyesinin temizlik işlerinde görevli bir personel, günde yalnızca iki saat mesai yaparak tam maaş alıyormuş.
Daha da düşündürücü olanı ise, daha önce görev yeri değiştirilerek mevcut işte görevlendirilen bu personelin, sesini çıkarmaması için adeta bu şekilde idare edildiği iddiası…
Eğer bu iddia doğruysa, yandı gülüm keten helva!
Zira problem yalnızca bir görevin yerine getirilmemesi değil.
Asıl sıkıntı, bu durumu görmezden gelen yöneticilerin kamu kaynaklarını bu şekilde çarçur etmesi.
★
İşte tam da bu noktada sözüm, çalışmayan personele göz yuman sözde idari şefine…
Kardeşim;
Çalışmayan işçiye tam mesai ödemesi yapma yetkisini sana kim veriyor?
Ya da şöyle soralım;
Babanın parasını mı dağıtıyorsun?
★
Elbette bu iddiayla birlikte bütün kamu çalışanlarını aynı kefeye koymuyoruz.
Sabahın erken saatlerinde görevine gelip, alın teriyle çalışan, kendisine verilen işi hakkıyla yapan binlerce memur ve işçimizin Allah yar ve yardımcısı olsun.
Lakin bir tarafta gece gündüz çalışan bu insanlar varken, diğer tarafta görevini gerektiği gibi yapmadan aynı maaşı alanların varlığını sürdürmesi ciddi bir adaletsizlik ortaya koymakta.
Dolayısıyla.
İşe gitmemek suretiyle görevini yapmadan kamu kaynağından maaş almak topraklarımızda bir ayrıcalık değil, sorgulanması gereken ciddi bir sorumluluktur.
Kızak - pasif görevler veya çeşitli sebeplerle fiilen çalışmadan maaş alanlar varsa da, bunların denetlenmesi de yöneticilerin sorumluluğudur.
★
Bakın, burada kimseye düşmanlık etmekten söz etmiyorum.
Kimsenin ekmeğiyle oynamaktan yana da değilim.
Ancak hak etmeden alınan bir kuruşun bile vebalinin olduğu yerde, kamu kaynaklarından alınan maaşın sorumluluğu çok daha ağırdır.
Bundan mütevellit demem o ki;
Trabzon’daki belediyelerde mesai ve personel denetimleri layıkıyla yapılmalı, kamu kaynaklarının nereye, nasıl harcandığı konusunda gerekli hassasiyet gösterilmeli.
SAHİLDE DÜZENLEME ŞART
Mevzu belediyelerden açılmışken, iddiaların berisinde güzel şeyler de olmuyor değil yani…
Özellikle belediyelerimiz tarafından işletilen sosyal tesislere baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliyoruz.
Çay bahçesi, büfe, restoran, market…
Fiyatlar gayet makul.
Tertip düzen, temizlik ve hijyen konusunda hassasiyet var.
Dahası.
Tüm personel güler yüzlü.
Kısacası vatandaşın sosyal alandaki beklentisi yüksek bir standartla karşılanıyor.
Lakin şehrin sahil şeridindeki bazı özel işletmelerle ilgili gündeme gelen sorunlar da göz ardı edilmemeli.
Nitekim dün, Ortahisar Belediye Meclisi'nin eylül ayı toplantısında söz alan Meclis Üyesi Ahmet Yılmaz, 2009 yılında Karayolları sorumluluk alanındaki ceplere fayton tipi büfe olarak izin verilen yapıların zaman içerisinde kontrolsüz biçimde büyüdüğüne dikkat çekti.
Yılmaz, yapıların yürüyüş yollarına ve dolgu alanlarına taştığını, masa ve sandalyeler nedeniyle yaya geçişlerinin ve park imkânlarının zorlaştığını, özellikle 19.00-23.00 saatleri arasında yaşanan araç yoğunluğunun risk oluşturduğunu ifade etti.
★
Şimdi.
Elbette yıllardır faaliyet gösteren ve ekmeğini bu işten kazanan işletmeler var.
Lakin ortak kullanım alanlarında düzenin korunması, yaya ve araç güvenliğinin sağlanması da önemli.
Bu nedenle öncelikle yetkili kurumlar denetimleri sıklaştırmalı, faaliyet alanlarını netleştirmeli ve kontrolsüz büyümelerin önüne geçmeli.
Sorun denetim ve düzenlemelerle çözülebiliyorsa zaten mesele yok.
Lakin sorunlar tüm bu çabalara rağmen devam ediyorsa, o zaman B planı, yani bu alanların belediyeler tarafından işletilmesi de masaya yatırılmalı.
Bir hususa ayrıca parantez açalım.
Burada amacımız özel işletmeleri dışlamak değil, aksine, vatandaşın ortak kullanım alanlarında düzeni, güvenliği ve hizmet kalitesini sağlamak.
Neticede sahil hepimizin…
★
Dolayısıyla özel işletmelerin de belediyelerin sosyal tesislerde ortaya koyduğu temizlik, düzen, makul fiyat ve hizmet kalitesi standardını dikkate alması, vatandaşın beklentilerini karşılaması gerekiyor.
Nihayetinde bütün bu tartışmaların merkezinde vatandaş var.
Ve her Trabzonlu, hakkı olan temiz, güvenli ve kaliteli işletmelerin bulunduğu sahilleri fazlasıyla hak ediyor.
★ ★ ★
Yazmak iyi gelir.
Bana;
“[email protected]” adresinden ulaşabilirsiniz.