Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Cemil Pehlevan, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın açıklamalarına sert sözlerle yanıt verdi. Kaya’ya yöneltilen 13 sorunun cevapsız kaldığını belirten oda yönetimi, “Hakaretle soru ortadan kalkmaz, ima ile gerçek değişmez” ifadelerini kullandı.
Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
Ortahisar Belediye Başkanı Sayın Ahmet KAYA; Bir açıklamanızda “o arkadaş” diyorsunuz. Kimdir “o arkadaş”? Benimle ne gibi bir husumetiniz var da beni böyle tanımlıyorsunuz?
Öncelikle şunu açıkça ifade edeyim: Biz ortak değiliz, rakip değiliz, birbirimizin siyasi rakibi hiç değiliz. Ayrıca ben sizin “arkadaşınız” da değilim. Eğer arkadaşınız olsaydım, Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak yaklaşık iki buçuk yıl önce talep ettiğimiz hayırlı olsun ziyaretine bir randevu vermenizi beklemek zorunda kalmazdık. Anlaşılan o ki sizin çok daha önceden gelen bizim bilmediğimiz bir sizin tabirinizle husumetiniz varmış.
Bu sizin tercihinizdir. Tercihinize saygı duyarız. Ancak sizden de beklentimiz çok basit: Bizim ortaya koyduğumuz somut gerçeklere, kamuoyunun sorularına ve meslek odamızın açıklamalarına saygı göstermenizdir.
Bir başka ifadeniz ise şöyle: “İşte mal bulmuş mağribi gibi hemen meselenin üstüne atlayıp oradan Ortahisar Belediyesi’ne ve bize nasıl zarar verebilirim arayışına girmiş. O da onun işte…” Sayın Başkan; Allah aşkına, bu nasıl bir ifade?
Ben sizin rakibiniz değilim ki; Ortahisar Belediyesi'ne zarar vermek gibi bir arayış içerisinde olduğumu düşünüyorsanız, bunu somut olarak ortaya koyun.
“O da onun işte…” ne demektir? Bu ifadeyle neyi kastettiğinizi açıklayın ki kamuoyu da bilsin. Eğer o üç noktanın arkasında bir ima, bir suçlama veya başka bir anlam varsa açıkça söyleyin. Çünkü ben de sizin üç noktanıza üç nokta daha ekleyerek iade ediyorum: “O da onun işte……”
Sayın Başkan; Sizin Başkan Vekilinizin de benzer bir üslupla yaptığı açıklamada şahsım atıfla;“...Son derece çirkin, haksız ve hadsiz…” ifadeleri kullanılmış. Bu ifadeler sahibine aittir. Aynen iade ediyorum.
Bir meslek odası başkanının kamuoyuna yönelttiği sorulara cevap vermek yerine, kişiliğine ve üslubuna yönelik bu tür ifadeler kullanılması doğru bir yöntem değildir, ahlakide değildir.
Dahası; “Bu dil, bir meslek odası başkanına yakışmıyor.” ifadesi de ayrıca dikkat çekicidir.
Bir meslek odası başkanının nasıl konuşacağına ilişkin ölçüyü belirlemek sizin göreviniz değildir.
Bizim görevimiz bellidir. Mesleğimiz, meslektaşlarımız, tarım, çevre, şehir ve kamu yararı konusunda gördüğümüz sorunları dile getirmek ve kamuoyunu bilgilendirmektir.
Bir de; “Trabzon’un üretim sorunlarıyla ilgilenen, bir meslek odası başkanına yakışır şekilde davranın…” diyorsunuz. Önce kendisinin düşünce ve diline baksa kendi içinde iyi olur.
Sayın Başkan; Bu ifade, bizim çalışma alanımızı ve yıllardır yürüttüğümüz çalışmaları ne kadar takip ettiğiniz konusunda kamuoyunun takdirine bırakılacak bir değerlendirmedir.
Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi olarak görev alanımız içerisindeki çalışmalarımızı kamuoyu zaten takip ediyor, biliyor ve değerlendiriyor. Denizden dereye, topraktan meraya, havadan suya,fındıktan çaya, stevyadan kenevire, sebzeden meyveye,tarımsal üretimden çevre sorunlarına, işgallerden kaçak yapılara kadar kamu yararını ilgilendiren pek çok konuda görüşlerimizi ortaya koyuyor, sorunları gündeme taşıyor ve çözüm önerileri sunuyoruz.
Bunları yaparken ne bir belediye başkanına rakip oluyoruz ne de bir siyasi mücadele yürütüyoruz.
Bizim mücadelemiz kişilere karşı değil, sorunlaradır. Bizim tarafımız kişiler değil, kamu yararıdır.
Sayın Başkan; Kamuoyunun cevap beklediği sorular;
- Mahkemenin yıkım verdiği yerler için “yıkım ihalesine çıktık giren olmadı” ifadesi size mi ait?
- Trabzon’daki kurumsal firmayla değil de il dışı firmayı tercih ettiniz mı?
- İhaleye giren olmadı da sizin yıkacak ekipman ve personeliniz yok mu?
- İşe alımlarda en yakınından geri adım atıldı mı?
- Belediyenize tahsisli 430 dönüm yer için “askıya çıktık itiraz eden olmadı” ifadesi size mi ait?
- Size tahsisli arazide dozerler çalışırken Ziraat Mühendisleri Odası TOKİ ye devrine dava sürerken malınızda iş makineleri çalışırken Ortahisarın malına sahip çıktınız mı?
- Kurumlar arası işbirliği ifadesini kullandınız mı?
- Danıştay kararı olmasına rağmen Mühendisin üstüne Tekniker Müdür atadınız mı?
- Tarımla ilgili bir birime İnşaat teknikeri atamak doğrumu?
- Yüzlerce hocadan ders alan Mühendisler için yakışmayan ifadeler kullanıldı mı?
- Ziraat Mühendisinin atama için izin işlemleri devam ederken başka birini atadınız mı?
- Ziraat Mühendisleri Odasının yazdığı resmi yazıya cevap verdiniz mi?
Bu sorulara cevap vermek yerine;“o arkadaş” demek,“mal bulmuş mağribi” benzetmesi yapmak,“o da onun işte...” diyerek içeriği bilinmeyen imalarda bulunmak ve meslek odasının başkanına yönelik kişisel nitelendirmeler yapmak soruları ortadan kaldırmaz.
- Tam tersine, kamuoyunun dikkatini daha fazla o sorulara çeker.
- Biz laf yarıştırmak istemiyoruz.
- Biz polemik peşinde de değiliz.
-
Ama kamu adına sorulan soruların cevapsız bırakılmasını da kabul etmiyoruz.O halde çağrımız çok açık:
- Laf yetiştirmek yerine kamuoyunun sorularına cevap verin.
- Ortaya koyduğumuz somut iddiaların yanlış olduğunu düşünüyorsanız, somut belgelerle cevap verin.
- Bizim söylediklerimizin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, hangi kısmının yanlış olduğunu açıkça ortaya koyun.
-
Ve eğer kamuoyunun gündeme getirdiği konularla ilgili gerekenleri yaptığınızı belgeleriyle ortaya koyabiliyorsanız; Ben de çıkıp kamuoyunun önünde özür dilemeye hazırım.
Bundan daha açık, bundan daha şeffaf bir çağrı olabilir mi? Hakaret, ima ve kişisel nitelendirmeler hiçbir sorunun cevabı değildir.
Şimdi söz sizde Sayın Başkan. Laf yetiştirmek yerine cevap verin. Çünkü hakaretle soru ortadan kalkmaz, ima ile gerçek değişmez, üslupla da somut gerçekler örtülemez.
Açıklama, “Biz buradayız. Sorularımızın arkasındayız. Kamuoyunun önündeyiz” ifadeleriyle sona erdi.




