Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının 3'üncü Enflasyon Raporu'nu açıklıyor. Mayıs ayında açıklanan ikinci raporda, enflasyon tahmini 2026 sonunda yüzde 26, 2027 sonunda ise yüzde 15 olarak açıklanmıştı. Piyasaların kilitlendiği üçüncü raporda 2026'da sonu enflasyon tahmini yükseltildi. İşte detaylar...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nu sunarken, jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik riskler geriledi, ancak savaşın seyrine bağlı olarak küresel görünüme ilişkin riskler devam ediyor.
Küresel enflasyon görünümündeki bozulmanın devam edeceği değerlendiriliyor.
Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler dalgalı seyrini koruyor ve etkileri proaktif olarak takip ediliyor.
Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme görüldü.
Karahan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik riskler geriledi. Ancak savaşın seyrine bağlı olarak küresel görünüme ilişkin riskler her iki yönde de geçerliliğini koruyor.
Savaşla birlikte yukarı yönlü güncellenen enflasyon tahminleri yüksek seviyelerini korurken, küresel enflasyon görünümündeki bozulmanın devam edeceği değerlendiriliyor.
Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.
Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük.
Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.
Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.
Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.
Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor.
Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.
TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.
2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı.
27 Mart’ta 155 milyar dolar olan brüt rezervler 30 milyar dolar artışla 12 Ağustos itibarıyla 185 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Ateşkesin ardından düşen ancak sonraki gerilimlerle yeniden yükselen petrol fiyatlarında, gerçekleşmelerin de etkisi ile aşağı yönlü bir güncelleme yaptık.
ENFLASYON TAHMİNİ DEĞİŞTİ
Enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü revize ettik.
2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.




