Dünya Sağlık Örgütü’nün kurşun maruziyeti için güvenli bir seviye olmadığını belirttiğini hatırlatan Aydın, düşük düzeyde kurşunun bile çocuklarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve davranış sorunlarına yol açabildiğini söyledi. UNICEF verilerine göre dünyada yaklaşık 800 milyon çocuğun yüksek kurşun maruziyeti riski altında bulunduğunu vurgulayan Aydın, Türkiye’de de eski yapı stokları, denetimsiz ürünler, oyuncaklar, boyalar, su tesisatları ve gıda temas malzemeleri nedeniyle meselenin ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında, çocukların yaşadığı alanların düzenli biçimde taranması, ulusal ölçekte bir izleme sistemi kurulması ve kan kurşun düzeylerinin takip edilmesi gerektiğini belirten Aydın, risk haritalarının çıkarılması ve verilerin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması çağrısında bulundu. Çocuk sağlığının piyasanın insafına bırakılamayacağını söyleyen Aydın, denetimsizliğin en çok yoksul çocukları vurduğunu ve meselenin aynı zamanda bir sosyal adalet başlığı olduğunu dile getirdi.
Ancak Aydın, önergeyi veren DEM Parti’nin bu konuda sergilediği hassasiyeti sorgulayarak konuşmasının dozunu yükseltti. “Çocuklar PKK terör örgütü tarafından ağır kurşunların altında kalırken neredeydiniz?” diye soran Aydın, “Çocukların kanındaki kurşunu konuşuyorsunuz; peki, çocukların bedenine PKK terör örgütü tarafından saplanan o ağır metaller ve o kurşunlar karşısında neden sustunuz?” ifadelerini kullandı. DEM Parti’nin çocuk hakları konusundaki tavrını eleştiren Aydın, “Çocuk, işinize geldiğinde savunulacak bir başlık değildir; işinize gelmediğinde susulacak bir konu hiç değildir.” dedi.
Konuşmasının devamında, “Samimiyet sadece ağır metale karşı çıkmakla olmaz. Samimiyet, hain terör örgütünün kurşununa da karşı çıkmakla olur, teröre de karşı çıkmakla olur, çocukları dağa çıkaranlara da karşı çıkmaktır.” sözleriyle DEM Parti’ye yüklendi. Aydın, önergeyi çocuk sağlığı bakımından önemli gördüklerini belirtmekle birlikte, DEM Parti’nin çocuklar konusundaki samimiyetinin terör karşısındaki tavrıyla da ölçüleceğini ifade etti.
Konuşmanın ardından Genel Kurulda DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli ile Yavuz Aydın arasında kısa süreli sözlü tartışma yaşandı. Temelli’nin Trabzon üzerinden yaptığı çıkışa karşılık Aydın, “Ben Türkiye Cumhuriyeti devletinin milletvekiliyim, Türkiye Büyük Millet Meclisinin milletvekiliyim.” dedi. Tartışmanın devamında Aydın, DEM Parti sıralarına dönerek, “Siz Güneydoğu’nun sorunlarını değil, burada ‘Kürt sorunu’ adı altında ve terör örgütü Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü konusu hakkında başka herhangi bir savunmanız ve cümleniz yok.” ifadelerini kullandı. Aydın, son sözlerinde DEM Parti’nin kendi bölgesinin gerçek meselelerinden çok terör örgütünün gündemini öne çıkardığını söyledi.