Ankara’da 9–12 Nisan 2026 tarihleri arasında Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen Trabzon Tanıtım Günleri kapsamında düzenlenen VakıfBank 61 Sohbet Programı’nın konuğu Tolga Zengin oldu. Yoğun ilgiyle takip edilen programda açıklamalarda bulunan Zengin, Trabzon ve Trabzonspor’un ortak değer olduğuna vurgu yaptı. Trabzonlu, Trabzonsporlu ve şehrin ortak paydasında buluşan insanlarla bir arada olmanın kıymetli olduğunu belirten Tolga Zengin, görüş ayrılıklarının ötesinde Trabzon kimliğinde birleşmenin anlam taşıdığını söyledi.

“ÖNEMLİ OLAN TRABZON VE TRABZONSPOR’UN FAYDASI”
Tolga Zengin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Burada Trabzonlu, Trabzonsporlu, bu şehri için bir araya gelen, görüşler ne olursa olsun, üst kimliğini Trabzon kabul eden insanlarla burada birlikte olmak bütün yorgunluklara bence değiyor. En önemlisi de bence bu olması lazım. Önemli olanın Trabzon ve Trabzonspor'un faydası olduğunu bildikten sonra, bence buradaki yapılan tüm organizasyonlar, verilen tüm mesajlar bence çok anlamlı, çok değerli. Bütün fikirler bize çünkü ileride lazım olacak ve hepsi hem şehir için hem de Trabzonspor için.”

Ozan Tufan maç sonu konuştu: "Üzgünüz"
Ozan Tufan maç sonu konuştu: "Üzgünüz"
İçeriği Görüntüle

TRABZONSPOR’UN KENDİSİ İÇİN ANLAMINI ANLATTI
Trabzonspor’da forma giymenin kendileri adına en özel yanlarından birinin altyapıdan yetişmeleri olduğunu belirten Zengin, bordo-mavili kulüpte oynamanın sadece sportif bir kimlik değil, toplumsal bir aidiyet de taşıdığını ifade etti. Zengin, “Biz bizim için Trabzonspor'da oynamanın en özel, yani en ayrıcalıklı yanı. Biz her evin çocuğuyduk. Yani özellikle altyapıdan yetişmemiz, A takıma çıkmamız, belki de birçok insanı tanımadan birçok insanın ailesinden bir parça olduk. Bu çok önemli bir şey. Bu Trabzonspor'a bakış açısını gösteriyor. Trabzonspor şöyle, hani hepimizin tabii ki hissettiği şeyler farklı olabilir ama herkesin sahiplendiği ve herkese farklı bir şey veriyor. Mesela bana hayallerimi verdi, bazısına umut veriyor, bazısına isyan veriyor. Bazısına belki de hayatında sahip olduğu en değerli varlık olarak bir hediye olarak görüyor. Bu dediğim gibi herkes çok farklı anlamlar çıkarıyor” dedi.

“TRABZONSPOR, TRABZON’UN ÖNÜNE GEÇMEMELİ”
Konuşmasında Trabzon şehrinin kimliğine ayrıca dikkat çeken Tolga Zengin, Trabzonspor’un değerinin şehirle birlikte anlam kazandığını söyledi. Trabzon’a ve Trabzonspor’a karşı bir borç hissettiğini belirten Zengin, şehir vurgusunu özellikle öne çıkardı. Tolga Zengin, “Kendim için söylersem, kırmızı çizgi gibi değil de hepimizin bu şehre bir borcu olduğunu düşünüyorum. Yani Trabzon'a ve Trabzonspor'a. Hani ben özellikle Trabzon'u daha fazla önde söylemek istiyorum. Çünkü şuna da dikkat etmemiz gerekiyor. Bana göre Trabzonspor'un Trabzon adının, markasının çok önüne de geçmemesi lazım. Çünkü ne olursa olsun bize hepimize baktığın zaman o kimliği veren Trabzon şehri. Orada birlik olduktan sonra bence Trabzonspor noktasında da daha farklı şeyler yapabiliriz” diye konuştu.

BASKI VE ŞEHİR KÜLTÜRÜNE DEĞİNDİ
Tolga Zengin, Trabzonspor’da forma giydiği dönemde yaşanan baskıya ve şehir kültürünün futbola etkisine dair de değerlendirmelerde bulundu. Kötü sonuçların olduğu dönemlerde baskının daha yoğun hissedildiğini kaydeden Zengin, bunun Trabzon’un kimliği ve futbol kültürüyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Zengin, “Babamı örnek verebilirim ben Beşiktaş’a gittiğimde rahat rahat kahveye gidip maç izleyebilirim dedi. Yıllardır senin yüzünden maç izleyemiyorum dedi. Hani tabii ki kötü sonuçlar olduğu zaman bizim dönemimizde baskı çok fazlaydı. Belki bu dönem bu kadar daha fazla değil. daha farklı bir atmosfer oluyordu ama her şehrin bir kimliği var ve bir bu kimliği de bir yaşayış şekli var, bir kültürü var. Yani hiçbir zaman böyle taşkınlıkta seslenmedi ama ben çıkabiliyordum daha. Yani o şehirde büyümüşüm, o şehrin içinde yaşamışım 30 sene boyunca. 30 yaşında ben İstanbul'a gittim. Ama 30 sene taşına, toprağına, köşesine her yerinde bir hatıram var. Ondan dolayı ben çok daha rahat çıkabiliyordum. Benim için çok problem yoktu ama arkadaşlarım için zordu. Belki de böyle olması gerekiyordu. Onu da bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.

AYRILIK SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
Tolga Zengin, açıklamalarının devamında Trabzonspor’dan ayrılık süreci, Beşiktaş döneminde yaşadıkları ve Trabzonlu olmanın anlamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zengin, eleştirilerin ve akıl verenlerin her dönem olduğunu söylerken, bunun kendi hayatında olağan bir durum haline geldiğini ifade etti. Trabzon’da gündelik hayatın içinde yaşamaya devam ettiğini belirten Zengin, “Eleştiriler akıl verenler oluyordu. Zaten benim için çok ekstra bir şey değil. O günde yüzlerce kez bakkala gidiyorsun, oradan çıkıyorsun, ne bileyim bir pide salonuna gidiyorsun, meydanda yürüyorsun. Her zaman oluyor” dedi.

Beşiktaş’a transfer sürecine de değinen Zengin, dönemin kulüp şartlarının ve takım içindeki mevcut yapının bu kararda etkili olduğunu söyledi. Trabzonspor’dan ayrılış sürecinde ve sonrasında doğrudan bir tepki yaşamadığını ifade eden Zengin, siyah-beyazlı formayla Trabzonspor’a karşı oynadığı maçlarda da benzer bir durumla karşılaşmadığını dile getirdi.

Zengin, “Yok, zaten gidiş şeklinde biraz daha farklıydı. O zamanki hem mevcut kaleci durumu, hem kulübün ekonomik durumu. Öyle bir süreçti. Herhangi bir tepki yaşamadım. Oynadığım sürece Beşiktaş ile birlikte Trabzonspor oynayıp karşı oynadığımız maçlarda da herhangi bir şey yaşamadım. Sonraki süreçte yaşamadım” ifadelerini kullandı.

İLK MAÇIM TRABZONSPOR’A KARŞI OLMUŞTU
Kariyerinde dikkat çeken rastlantılara da işaret eden Zengin, Beşiktaş formasıyla ilk resmi maçının Trabzonspor’a karşı olduğunu hatırlattı. Futbolu bıraktıktan sonra yayıncılık kariyerinde de ilk yayınının yine Trabzonspor-Beşiktaş maçı olduğunu belirten Zengin, bu durumun kendisi için anlamlı olduğunu söyledi.

Zengin, “Benim için çok daha ilginci, Trabzonspor'dan Beşiktaş'a gittiğim zaman ilk maçım Trabzonspor'a karşı olmuştu Beşiktaş formasıyla, ilk resmi maçım gitti. Sonra aradan altı sene geçti. Bir senede bir çalışmadığım dönemi oldu futbolu bıraktıktan sonra. İşte yayıncı kuruluşla başladığım zaman ilk yayınımda Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşmıştım. Hani bazen her şey böyle çok rastlantı olamayacak kadar da böyle anlamlı oluyor öyle diyeyim size” dedi.

Tolga Zengin, konuşmasının devamında Trabzonlu olmanın kendisi için ne ifade ettiğini de anlattı. Trabzon’un kendine özgü kuralları, yaşayış şekli ve kültürü olan bir şehir olduğunu vurgulayan Zengin, bu kimliğin aile yapısı ve yetişme tarzıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.

Zengin, “Trabzonlu olmak bir kimliktir. Çünkü kendi kuralları olan, kendi yaşayış şekli olan, kendi gerçekten diğer şehirlere göre çok daha farklı olan bir şehir. Hani benim için onun söylediği gibi bir kimliktir. Ailelerine bağlı olmak bu. Hep annemizden, babamızdan ne görsek. Neticesinde Trabzon şartlarındaki çekirdek aile, güzel bir ailede büyüdük. Hepimizin azıcık yaşadığımız dönemlerde hepimizin büyüdüğü aile ortamında ben de büyüdüm” diye konuştu.

Muhabir: Konuşan Trabzon