Müftü bey makamda mı, sahada mı?

Arsin ilçesi Çubuklu Mahallesi’nde bulunan Sunguroğlu Ahmet Efendi Merkez Camii’nin, geçtiğimiz Ramazan Bayramı arefesinde çalınan tabelasıyla ilgili hala bir sonuca ulaşılamadığını duyunca hem şaşırdım hem de düşündüm.

Zira bu hadise öyle halı altına süpürülüp unutulacak kadar basit bir mesele değildir.

Bir camii tabelasının yürütülmesi ve aradan geçen bunca zamana rağmen olayın aydınlatılamamış olması, ister istemez ilgili kurumların süreci nasıl yönettiği sorusunu da gündeme taşıyor.

Hele ki işin içerisinde vakıf kayıtları, müftülük sorumluluğu ve mahalle halkının hassasiyetleri varken, sürecin bu denli uzaması “Camilerimiz ve bu tür meseleler ne kadar önemseniyor?” Sorusunu da peşi sıra getiriyor.

En azından kamuoyunu bilgilendirecek bir açıklama yapması beklenen müftülüğün bu süreçteki tutumu da ister istemez sorgulanır hale geliyor.

Keza bu tür hadiseler yalnızca bir güvenlik veya adli vaka olarak değerlendirilmez.

Aynı zamanda ilgili kurumların vatandaşla kurduğu iletişim ve sahadaki görünürlüğünün de bir nişanesidir.

Etki sahibi olması beklenen yetkililer bilmeli ki, vatandaş nezdindeki müftülük makamları yalnızca bürokratik yazışmaların yürütüldüğü kurumlar değildir.

Bahse konu merciler, toplumun her kesimiyle temas halinde olması beklenen, manevi sorumluluğu hayli yüksek görev alanlarıdır.

Bundan mütevellit, bizim insanımız müftüsünü kendi mahallesi ve sokağında mutlaka görmek ister.

Trabzon’da 2025 yılında göreve başlayan İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek’in makama gelişinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti.

Kanaatimizce bu süre, bir yöneticinin şehirle temas kurması için azımsanacak bir zaman dilimi değildir.

Hal böyleyken akıllara gelen ilk soru belli:

Trabzon’da kaç kişi İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek’i tanıdığını söyleyebilir?

Bakın, protokol üyeleri, kurum müdürleri ve din görevlilerini bir kenara bıraktım.

Doğrudan mahalledeki vatandaşı soruyorum.

Yani camide saf tutan emekliyi…

Cenazelere katılan vatandaşı…

Mahallesindeki caminin sorunlarıyla ilgilenen cemaati kast ediyorum.

Dolayısıyla efendiler.

Demem o ki din hizmetleri yalnızca masa başında yürütülebilecek bir alan değildir.

İnsanlarla temas kurup, beklenti ve taleplerini yerinde dinlemek yapılan göreve farklı bir anlam ve bir o kadar kutsiyet kazandırır.

Önceki dönem Trabzon İl Müftüsü Selami Aydın’ı hatırlamakta fayda var.

Kendisi, en azından cenaze programları, kurum ziyaretleri ve çeşitli protokol etkinliklerinde daha görünür bir profildi.

Zaman zaman vatandaşla doğrudan temas kurduğu programlara da şahit oluyorduk.

Bu manada şehirde güzel izler bıraktığını ifade edebiliriz.

Meramımız yanlış anlaşılmasın.

Amacımız Dr. İsmail Çiçek’i yermek değil.

Elbette her yöneticinin çalışma üslubu farklıdır.

Kimi daha görünür olmayı tercih ederken, kimi daha çok iç işleyişe odaklanır.

Lakin din hizmetlerinin merkezinde yer alan bir makam söz konusu olduğunda, vatandaşımızın beklentisi farklı şekilleniyor.

İnsanlar müftüsünü sohbet halkalarında da görmek istiyor.

Zaten bugün camilerimizle ilgili konuşulan birçok meselemiz var.

- Gençlerin camiye ilgisi…

- Vaazların karşılık bulup bulmadığı…

- Cemaatin beklentileri…

- Mahallelerdeki din hizmetlerinin yeterliliği…

- Din görevlilerinin sahadaki sorunları…

Dolayısıyla toplumun din hizmetlerinden beklentisi her geçen gün çeşitlenerek derinleşmekte.

İşte belki de sırf bu nedenle İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek’in önümüzdeki süreçte saha ziyaretlerine daha fazla ağırlık vermesi, camilerde ve vatandaşın arasında daha sık görünmesi hem kurumu adına hem de kamuoyu algısı açısından daha güçlü bir karşılık bulacak.

★ ★ ★

Yazmak iyi gelir.

Bana; apektas6161@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.