Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun mesaisine İstanbul'da başladı.
Sabah saatlerinde Vahdettin Köşkü'nde Belçika Kraliçesi Mathilde'i kabul eden Erdoğan, akabinde de Ankara'ya geçti.
Cumhurbaşkanı burada, Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni"nde konuştu.
Konuşmasında her türlü ayrımcılığa son verildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Attığımız adımları sizler zaten çok iyi biliyorsunuz." dedi.
Bugüne kadar adalet alanında yapılan yeniliklere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yargı, yapısal reformlarla güç kazandı." dedi.
"Vatandaşın hak arayışına nezaret eden, yol gösteren ve adaletin tecellisine katkı sunan avukatlarımıza da buradan saygılarımı gönderiyorum." ifadelerini kullanan Erdoğan, yeni anayasaya dair de konuştu.
"YENİ BİR SİVİL ANAYASA"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor." dedi.
Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti;
"SON İKİ ANAYASA MAALESEF DARBELERİN ÜRÜNÜ"
"Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı ile başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şura-yı Devlet’in teşekkülünden sekiz yıl sonra, maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlüğe girmişti.
Malumunuz anayasalar, hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir.
Kanuni Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi maalesef halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son iki anayasanın maalesef darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür.
"DEMOKRATİK AYIBI GİDERMEK ZORUNDAYIZ"
Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor.
Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız.
Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz.
Bu düşüncelerle, değerli heyetinizi bir kez daha selamlıyor; Danıştayımızın 158. kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nüzü tebrik ediyorum."




