AK Parti Doğu Karadeniz Strateji Toplantısı, Trabzon’da başladı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun yanı sıra Ordu, Gümüşhane, Giresun, Rize ve Artvin’den il başkanları ile teşkilat yöneticileri toplantıya katıldı.
İki gün sürecek program
İki gün sürecek toplantının yarın sona ermesi planlanırken, programın ikinci gününde AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün de katılması bekleniyor. Toplantıda bölgenin stratejik hedefleri, teşkilat çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar ele alınıyor.
Mumcu: “Davamıza hizmet yolunda adım atacağız”
Toplantıda konuşan AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu şu ifadelere yer verdi:
“Kardeşliğimizi güçlendirecek, önümüzde bir yol haritası çizecek olan Ahmet Gümüş liderliğinde inşallah daha verimli çalışmalarla davamıza hizmet etmek yolunda adım atacağız. Tekraren Trabzon’umuza hoş geldiniz. İnşallah ev sahipliği yapıyordur; sizleri en güzel şekilde ağırlarız. Katılımlarınızdan dolayı selamlıyorum.”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Genç: “En önemli seçim önümüzde”
“Ben öncelikle bu güzel toplantıya il başkanımızla birlikte, başta il başkanımız nezdinde ev sahipliği yapmanın mutluluğu ve gururuyla bütün hazirunu saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Değerli dava arkadaşlarım, tabi burada asıl mevzumuz genel merkezimizin çalıştayı. O nedenle mümkün olduğunca kısa bir konuşma hazırladım, bir metin hazırladım sizlerle paylaşmak için. Ama teşkilattan gelen bir kardeşiniz olarak, bu davanın bir eri, bir mensubu olarak böyle teşkilatımızı karşımızda görünce hissiyatımızı paylaşmadan da edemiyoruz.
“Kutlu bir liderin dava arkadaşıyız”
Ne mutlu bize ki, biraz önce çok kıymetli il başkanımız ifade etti. Ne mutlu bize ki kendisini vatanına, milletine, dinine, diyanetine, inandığı değerlere adamış, adanmış bir ömürle büyük bir başarıyı ortaya koymuş, ferasetiyle, dirayetiyle, basiretiyle ve cesaretiyle yol yürüyen Recep Tayyip Erdoğan gibi bir kutlu liderin dava arkadaşıyız, yol arkadaşıyız. Buradaki bütün hazirun, bütün dava arkadaşlarımızın herhalde müfreden hayatlarında en büyük bahtiyarlık sebebi bu olsa gerek.
“Kutlu bir vazifemiz var”
Dolayısıyla bu kutlu yolda yürürken, üzerinde bir Medeniyet mefkûresi olan, bir iddia sahibi olan ve bu iddiasını geçmiş yüzyıllarda bütün cihana ortaya koyup uygulayabilen bir milletin asaletli milletin devamı olarak bu iddiayı yeniden ortaya koymak, yeniden ortaya çıkmak ve yirmi birinci yüzyıl Türkiye’sini inşa etmek gibi kutlu bir vazifemiz var. Bu yolda hepimiz büyük bir mücadele veriyoruz, çaba sarf ediyoruz, gayret ediyoruz.
“Şehrimizin yaşam standardını yukarıya çıkarmaya çalışıyoruz”
İşte az önce takip ettiğiniz bütün yerel yöneticilerimiz gibi bütün belediye başkan arkadaşlarım gibi biz de görev aldığımız andan itibaren birçok işle eş zamanlı olarak şehrimizin yaşam standardını yukarıya çıkarabilmek, şehrimizi daha cazip bir şehir haline getirebilmek, daha yaşanabilir bir şehir haline getirebilmek için yoğun bir mücadelenin içerisindeyiz. Ancak değerli arkadaşlar, bütün bu hizmetlerin zaten hizmetlerin bahanesi olan, Türkiye’yi 25 yılda belki Cumhuriyet tarihinde yapılamayan, 100 yılda yapılabilecek işleri 25 yıla sığdırıp ülkemizi bir yerden alıp bir yere taşıyan Cumhurbaşkanımız hizmetlerin bahanesi, Cumhurbaşkanımızın bu hizmet anlayışına uygun bir şekilde şehrimizde bizler de diğer belediye başkan arkadaşlarım gibi vazife yapmaya, bu işlere vaziyet etmeye çalışıyoruz.
“Önümüzdeki ilk seçim en önemli seçimdir”
Ama ben burada belediye başkanı olarak tabii ki hitap ediyorum ama bu teşkilatın kuruluşundan itibaren içerisinde olan bir kardeşiniz olarak, 3 Kasım 2002 yılında AK Parti’mizin girdiği ilk seçimde 29 yaşında il başkanıydım ben. Dolayısıyla partimizin kuruluşuyla beraber bu mücadeleye şahit olan bir dava arkadaşınız olarak sizlere hitap etmek istiyorum. Hissiyatımı bu şekilde paylaşmak istiyorum. Biraz önce kıymetli il başkanım ifade ettiği hakikaten bütün seçimlerin nevi şahsına münhasır hikayeleri oldu, hedeflerimiz oldu. Muvaffak olmak için, muzaffer olmak için o seçimin sebepleriyle, saikleriyle teşkilat olarak halkımızı ikna etmeye, partimize destek olmaya davet ettik. Ama geldiğimiz noktada değerli dava arkadaşlarım, belki partimizin kuruluşundan itibaren şu anda 25 yılın sonunda önümüzdeki ilk seçim hepimiz için yapacağımız en önemli seçimdir. Hakikaten en önemli seçimdir.
“Etrafımız ateş çemberi”
Bunu bir hamasi söylem olarak nitelendirmiyorum. Bazen biz teşkilatımızı motive etmek için birazcık daha süslü püslü cümleler kullanırız. Siyasetçiyiz, kullanabiliriz veya halkımızı da motive etmek için destek için. Ama inandığım için söylüyorum. Hakikaten kuzeyimizden güneyimizden şimdi doğumuzda bu emperyal güçlerin 100 sene önce yapmak istedikleri gayeleri şu anda yine hemen yanı başımızda. Etrafımız ateş çemberi. Ve biraz önce saydığım özelliklere sahip olan liderimizin sayesinde şu anda komşuda ateş var ama istikrar adası bir Türkiye’yiz.
“Güçlü kalmak da lazım”
Neden? Güçlüyüz çünkü. Bu topraklarda ayakta durabilmeniz için güçlü olmanız lazım. Güçlendik. Önünde milli yazmasına rağmen savunması milli olmayan bir alanda yüzde 80, yüzde 90’a varan bir millilik oranına sahibiz. Kimi sayesinde? Recep Tayyip Erdoğan’ın sayesinde. Güçlüyüz ama güçlenmek, güçlü olmak tek başına yeterli bir parametre değil. Güçlü kalmak da lazım. Bu nedenle istikrarın devam etmesi lazım. Şu anda Türkiye’nin değil, dünyanın birkaç sayılı liderinden birisi olan Recep Tayyip Erdoğan, bizim Cumhurbaşkanımızın bu vazifesine devam etmesi lazım.
“Kapı kapı dolaşacağız sözü siyasi retorik değildir”
O nedenle ben bir teşkilat kardeşiniz olarak, bir dava arkadaşınız olarak buradaki hazırın bölgemizin illeri, genel merkezimizin riyasetinde bölgemizin teşkilat anlamında en yetkin kişileridir. Şu anda hitap ettiğim hazır. Dolayısıyla ben bir dava kardeşiniz olarak haseten bütün dava arkadaşlarımla, il başkanlarımız nezdinde rica ediyorum ve istirham ediyorum. Cumhurbaşkanımızın bir sözü var. Kapı kapı dolaşacağız sözü bir siyasi retorik değildir değerli dava arkadaşlarım. Kapı kapı dolaşacağız sözü inanılarak söylenmiş bu çalışmanın esas prensibini oluşturan bir sözdür.
“Eve girerseniz o evden çıkmazsınız”
Şimdi biraz önce söylediniz. Onların bir kısmını yaptık, bir kısmı yürüyor, bir kısmı devam ediyor. Hepsini bitirsek bile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı bir evin içerisine girdiği kadar o evden destek alabilir. Ramazan’da yaşadık kıymetli il başkanımızla beraber. Kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla gittiğimiz her yerde buradaki kıymetli ilçe başkanlarımızla beraber evlere girdik. Eve girerseniz o evden çıkmazsınız. Bu net bir şey.
“Cumhurbaşkanımızı yeniden devlet başkanı olarak seçelim”
Onun için bunu haddini aşmayın. Burada teşkilatımızın çok yetkin insanları var. Değerli genel merkez heyetimiz var. Değerli il başkanlarımız var, ilçe başkanlarımız var, teşkilat başkanlarımız var. Bu konuda yetkin bir partiyiz. Ama kapı kapı kelimesini ben özellikle burada vurgulamak istedim. Çünkü bütün seçimleri Cumhurbaşkanımıza ihale ederek kazandık. Zaten onun sayesinde kazandık. Ve Allah nasip ederse yine onun sayesinde kazanacağız. Ben diyorum ki eğer Cumhurbaşkanımızın sayesinde bütün seçimlerde milletimize mahcup olmamışsak, muzaffer olmuşsak, gelin şu anda önümüzdeki ilk seçimde bizim omuzlarımızda, AK teşkilatın omuzlarında Cumhurbaşkanımızı yeniden devlet başkanı olarak seçelim. Bu bu teşkilatın boynunun borcudur. Hepimiz için bir sorumluluktur. Sorumluluktan öte biraz önce söylediğim saiklerle beraber bir zorunluluktur. Hem bu yürüyüşümüz için, hem bu 25 yıllık kazanımların heba olmaması için, hem de bölgenin ve dünyanın geçirdiği konjonktür için zorunludur. Teşkilat toplantımız böyle dertleşmek için doğrusu hoşumuza gidiyor ama çok değerli büyüklerimiz var, teşkilat büyüklerimiz var. Bu güzel toplantı için şehrimize hoş geldiniz diyorum emek veren dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla ve hürmetle selamlıyorum.”
Topçu: “Daha fazla çalışmamız gerekiyor”
Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Ensar Topçu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Doğru olarak bu yılın başından itibaren başladığımız bölge strateji toplantılarımızın beşincisi olan Doğu Karadeniz Bölge Strateji Toplantımızda hoş geldiniz, şeref verdiniz. Çok teşekkür ediyorum, ayağınıza sağlık. Tabii bu toplantıları başlarken bu yılın başında ilçe başkanlarımızla beraber hem bölgemizdeki çalışmalarımızı, seçime doğru giderken stratejilerimizi, mahalledeki yapılanmalarımızı, ilçe başkanlarımızın bu konuda bizlere aktaracağı görüşleri ve önerileri merkeze koymak için başladık ve bu noktada da devam ediyoruz.
“En yüksek teveccühün olduğu bölgeyiz”
Tabii değerli arkadaşlar, değerli başkanlarım, biz bu çalışmalarımıza devam ederken teşkilatımızın bugüne kadar ortaya koyduğu bilgi, bilinç, başarı ve bu noktada bugün Türkiye genelinde de baktığımız zaman Doğu Karadeniz bölgemizde biz şunu görüyoruz, Cumhurbaşkanımıza en yüksek teveccühün olduğu bölge, AK Parti’mize en yüksek teveccühün olduğu bölge.
“Bu bize daha çok sorumluluk yüklüyor”
Tabii bunu söylerken şunu da unutmamak lazım. Bu bizim üzerimize daha çok yük bindiriyor. Daha çok sorumluluk yüklüyor, daha fazla gayret ve azim gerektiren bir çalışmaya götürüyor. Çünkü Cumhurbaşkanımıza bu kadar teveccüh varken bizim sokak sokak, mahalle mahalle, köy köy, hane hane daha çok gayret edip çalışmamız gerekiyor.”
Yılmaz: “Teşkilat davanın taşıyıcısıdır”
Teşkilat Başkan Yardımcısı Haydar Ali Yılmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Başkanımız, il başkanlarımız, il koordinatörlerimiz, ilçe başkanlarımız, kadın ve gençlik kollarımızın çok değerli başkanları, mensubu olmaktan şeref duyduğum AK Parti teşkilatının kıymetli mensupları; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti hepimizin üzerine olsun.
Toplantımızın bölgemiz, partimiz, milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
“Dünya artık tarif edilebilir bir düzenin ötesine geçti”
Değerli başkanlar, kıymetli dava arkadaşlarım; bugün dünya, artık tarif edilebilir bir düzenin ötesine geçmiş durumdadır. Küresel sistem, belirsizlikten kaosa, hatta kimi zaman bir ‘küresel haydutluk düzenine’ evrilmiştir. Geleceğin ne olacağına dair soruların net cevaplarının olmadığı bir dönemdeyiz.
“Türkiye mazlum milletlere umut olmaya devam ediyor”
İşte tam da böyle bir zaman diliminde Türkiye, güçlü liderliğiyle, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde; bölgesine, dünyaya ve mazlum milletlere umut olmaya devam etmektedir. Bu duruş; kararlılığın, azmin ve inancın bir göstergesidir.
“‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözü hakikate dönüştü”
‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözü artık sadece bizim değil, dünyanın birçok liderinin de dile getirdiği bir hakikate dönüşmüştür.
“AK Parti lider, fikir ve teşkilattan oluşur”
Peki bizler, AK Parti teşkilatları olarak bu tabloda nerede duracağız? Bu sorunun cevabını birlikte vermek zorundayız.
Biz bir teşkilatız. Her siyasi hareket gibi AK Parti de lider, fikir ve teşkilattan oluşur. Bir lider vardır; vizyonu temsil eder. Bir fikir vardır; o vizyonun temelini oluşturur. Ve o fikri millete taşıyan, liderle millet arasında köprü kuran siz teşkilat mensupları varsınız.
“Teşkilat aynı mefkûreyi paylaşanların birlikteliğidir”
Teşkilat; bir amaç, bir ideal, bir hedef doğrultusunda bir araya gelmiş insanlardan oluşur. Aynı inancı, aynı mefkûreyi paylaşanların birlikteliğidir.
Her dava bir fikirle başlar ve bir lider etrafında şekillenir. Teşkilat olmak; birlikte olabilmek, aynı bilinç ve aynı şuur etrafında kenetlenebilmektir.
“Teşkilat bu sürecin en önemli taşıyıcısıdır”
Bilginin bilince, bilincin şuura, şuurun ise bir duruşa ve karaktere dönüşmesi sabır, emek ve zaman ister. İşte teşkilat, bu sürecin en önemli taşıyıcısıdır.
Bizim fikrimiz, aynı zamanda davamızdır. Bu davayı bulunduğumuz her yerde en güçlü şekilde temsil etmek ise en büyük sorumluluğumuzdur.
“‘Hakim bir dava, mahkûm bir edayla anlatılamaz’”
Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi:
‘Hakim bir dava, mahkûm bir edayla anlatılamaz.’Yani haklı bir dava; pasif, çekingen ve sessiz bir şekilde ifade edilemez. Aksine güçlü bir duruşla, kararlılıkla anlatılmalıdır.
“‘Eğer bir fikrin varsa, aciz değilsin’”
Yine Üstat’ın dediği gibi; ‘Eğer bir fikrin varsa, aciz değilsin. Fikri olmayanlar acizdir.’
Bu nedenle her teşkilat mensubu, taşıdığı fikrin kıymetini bilmeli ve onu güçlü bir edayla ifade etmelidir. Tıpkı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek tüm dünyaya seslenmesi gibi.
“Teşkilat liderin duruşunu yansıtan yapıdır”
Lider; bu fikri hayatıyla temsil eden, feraseti ve basiretiyle yol gösteren kişidir. Teşkilat ise bu davayı omuzlayan, sorumluluğunu taşıyan ve liderin duruşunu yansıtan yapıdır.
Teşkilatçı; şuurlu bir duruşun sahibidir.
“Dava kültürü sadakat, sorumluluk ve vefa üzerine kuruludur”
Tıpkı hacda vakfeye duranların, o anla birlikte farklı bir bilinç seviyesine ulaşması gibi; teşkilat mensubu da davayı ruhunda hissederek bir şuur kazanır. Bu şuur, zamanla bir karaktere dönüşür.
Dava kültürü; ortak bir dilin, ortak bir davranışın ve ortak değerlerin ahlak ve maneviyat etrafında birleşmesidir. Bu kültür; sadakat, sorumluluk ve vefa üzerine kuruludur.
Bu sadece geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de disiplinidir.
“Kökü mazide olan kutlu bir yürüyüşün mensuplarıyız”
Teşkilat mensubu; bu kültürün, bu geleneğin ve bu ahlakın taşıyıcısıdır. Görevi, unvanı ne olursa olsun; il başkanından sandık görevlisine kadar herkes bu mücadelenin önemli bir parçasıdır.
AK Parti olarak bizler; bir lider, bir kadro ve bir fikir hareketiyiz. Kökü mazide olan, gözü geleceğe bakan kutlu bir yürüyüşün mensuplarıyız.”